Biraz müzik...

paylasmak istediklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
paylasmak istediklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2010 Cuma

MUtlu Yillar...

Herkese mutlu , huzurlu ve sağlıklı yeni bir yıl diliyorum. Allahım herseyin hayırlısını ve güzelini versin bizlere bu yeni yılda insaallah:) Keskelerimiz olmasın ve şükürlerimiz hep artsın. Sizlerle birlikte ve bu sefer umarım daha çok yazarak geçsin yeni yıl.

Sevgiler....

Seda...

5 Eylül 2010 Pazar

Kadir Gecesi


Ramazanin son günlerini yasarken bu özel günün hepimiz icin mübarek olmasini diliyorum. Allahim dualarimizi kabul etsin ve dünyamiza hayirli dirlik düzen nasip etsin insallah. Bol bol dua edip ibadet edebilmemiz dilegi ile... Sevgiler...

30 Haziran 2010 Çarşamba

Almanya bulusmasi


Gidip gidemeyecegim son anda belirsizlessede en sonunda gidebildim cok sükür. Hep mera ettiklerimi gördüm ve tanistim. Cok hos bir yerde oturduk ve bol bol konustuk. Zaman nasil gecti anlamadan nabi ve minigim geldi. Dönüs yolunda bütün gün kizimla oynayan esim yorgun olunca direksiyon sallamak bana kaldi.
Hersey cok güzeldi. Bulusmayi düzenleyen zehra EYA`S COOKIES e tekrar tesekkür ediyorum.

Bu güzel hediyede Zehra dan hepimizeydi. Ellerine saglik cok lezzetliydi:)


22 Haziran 2010 Salı

Egirdir...


Ne zamandir yazmayi planliyordum olmadi. Arada baska seyler yayinladim ve bugün fotograflara bakarken Egirdir yazimi yazmadigimi hatirladim. Bir aydan fazla oluyor Türkiyeden döneli. Annemlerle gitmistik Egirdire ve hepimiz cok begendik. Esim ve kizim ilk defa gitti ama ben kücükken annemlerle bir kere daha gitmistik ve hatta gölde yüzmüstük bile. Sasirmayin ama hala yüzülebilecek kadar temiz. Cok güzel bir doga harikasi Egirdir gölü. Cok temiz ve sessiz bir havasi var tam dinlenmek isteyenlere tavsiye edilir. Masmavi kocaman bir göl, belediyesini tebrik etmek lazim ki ilcede en az göl kadar temiz görünüyor. Göle atilan herhangi bir atik yok bildigim kadari ile o yüzden bu kadar temiz zaten.



Sabahtan yola ciktik, günübirlik gittik zaten ama siz kalmayi düsünürseniz minik minik bir sürü otel var. Özellikle ada dedikleri kisimda. Egirdir gölünde iki tane yanyana ada varmis önceden. Bu adalar kiyiya ve birbirlerine cok yakin. Zamanla sular alcalmis ve birazda toprak doldurularak bu iki ada birbirine ve ilceye baglanmis. Egirdirden adalara dogru giderken ilk ada solda(can ada) ve bu adada yapilanma yok sadece piknik yeri olarak kullaniliyormus. Ikinci ada(yesil ada) ise biraz daha uzak ve bu adada yapilanma var. Büyük olan adada oteller ve yiyecek yerleri var. Tarihi bir kac yapida gördük Egirdirde ama hepsinin fotograflarini cekmeyi unuttum. Yalniz ilcenin icinde bir cami ve bir medrese birbirine bir duvar ile baglanmis ve ayrica bu duvarin üzerindede bu caminin minaresi insa edilmis. Pek esi görülen bir yapi örnegi olmadigi icin fotografini cektim.


Ayrica büyük adada yani yesil adada bir balikcida oturup balik yedik tabiiki. Ben aslinda Egirdirin kendi baligini yemek istemistim ama kizartma oldugu icin sicakta pek canim istemedi, levrek bugulama aldim ve cok lezzetliydi.






Aramizda bir iki kisi Egirdir levregi aldi ama görünce iyiki almamisim dedim cünki hem yufkaya sarmislar hemde kizartmislardi yani cok agir birseydi.




Sonundada cok otantik bir sunumla gelen Türk kahvemizi icip kalktik:)




Eger sizinde birgün yolunuz düserse mutlaka gezin görün gercekten deger:)

17 Haziran 2010 Perşembe

Regaip Kandili


Hepimizin Regaip kandili mübarek olsun. Allahim saglik, mutluluk, huzur nasip etsin ve bütün dualarimizi kabul etsin insallah. Bol bol dua ve ibadet edebilmemiz dilegi ile. Herkese sevgiler...

31 Mart 2010 Çarşamba

Ilk Figürlerim...ve heyecanim



Ha yazdim ha yazicam derken bir de baktim saat bayagi bir gec oldu. Takip ettigim sitelere yani sizlerin sayfalarina söyle bir göz atayim dedim. Ama insan bakarkende yeni yazilari okumadan gecemiyor. Ben gercekten bu blog isini cok seviyorum. Herkes o kadar samimi o kadar icten yaziyorki okudukca okuyasim geliyor. Sanki yakin bir arkadasim sanki karsi komsum...Cok güzel, icten yazilarinizi okumaktan cogu zaman yazmaya firsat bulamiyorum. Hepinize en icten sevgilerii yolluyorum:)
Gectigimiz hafta sonu burda hamburg da bir pasta dekorasyonu kursuna katildim. Iki gün sabahtan aksama kadar sürdü cok güzel, cok zevkliydi. Seker hamuru,dekorasyon hamuru, cicek hamuru hepsini ögrendim hatta resimde gördügünüz cicek, tavsan ve kiz modellerini ben kendim tamamen kendim yaptim. Vurgulayarak söylememin sebebi kendiminde pek inanamamasi. Kücüklügümden beri bu tür el islerine düskünlügüm vardi. Resim yapmak, boyamak bunlarda beni ayrica rahatlatir. Ama evlendigimden beri kizimda olduktan sonra ilgilenemedim böyle seylerle. Neyse artik ögrendim püf noktalari nerden ne alacagimi falan. Alincaklar listesi bayagi bir kabarik. Yavas yavas halletmeye calisicam cünki bir an önce seker hamurunu ve modelleme hamurunu yapip güzel bir pasta ile bilgilerimi pekistirmeliyim.



Bu ilk yaptigim gül ve yapimi cok kolay kendim icin ilk yaptigimda yapilis asamalarini fotograflicam.


Bu da sirin kiz figürüm cok tatli dimi?


Bu da tatli tavsanim, insanin yiyesi geliyor dimi:)


Ta taaa Gülüm, minik kizim ve tavsanim. Gercekten en cok ugrastiran gül oldu yapimi biraz zahmetli ama cok hos gercek gibi görünüyor. Gülün etrafindaki yapraklar ve minik cicekleri yapmasida cok zevkli. Tabi bunlari birde pastanin üzerinde düsünmek lazim dimi:)

13 Şubat 2010 Cumartesi

sevgililer günü...ve kalpli kurabiye

Sevgililer gününde sevgiliye, sevenden sevilene, özledigine, esine, askina, herseyine, en sevdigine...

Sadece sevgililer gününde degil tabi yapabilirsen yilin her gününde her saatinde sadece gülümsemen ve ona onu ne kadar sevdigini göstermen , hissettirmen ve ara sira söylemen...

Güzel bir cicek, tatli bir kurabiye, eskilerden keyifli bir ani, minik bir kalp yastik, hep alinmak isteilen ama hic firsat bulunup alinamayan bir kitap...

Evet. Bu günlerde heryer pembe,kirmizi etrafimizi kalpler cicekler ve daha bir sürü hediyelik ürünler cevirmis durumda. Bu güne özel alinan büyük, pahali, gösterisli hediyelerden yana degilim bende. Herkes gibi tüketimi artirmak amaciyla ortaya cikmis özel günlerden biri oldugunu düsünüyorum bende. Ama genede hic birsey yapmadan da gecirmek icimden pek gelmiyor. Onun icin bir kücük pasta, kurabiye, yada hic olmadi güzel bir meyve salatasi :)
Agzimiz tatlansin ve hic tadi bozulmasin diye...
Sevgiler...

Hazir böyle bir günde yazi yazmak firsatini bulmusken ne zamandan beri resimlerini koymak istedigim evdeki ciceklerimide sergilemek isterim:) Ben cok hayran kaliyorum ciceklere umarim sizde begenirsiniz.

Minik ama asil bir agac bence cok güzel bir hediye adayi;Bonzai.

Pembe güller kisa süreligine misafir evimde.


Cicek acmasini cok uzun süre bekliyorum ama actiktan sonrada yanindan ayrilamiyorum güzel orkidemin.

Findikli ve cikolata kremali sable bisküvisi:

Bu tarifi evlendikten sonra annemin verdigi icinde temel bilgilerin ve tariflerin oldugu Gönül Candas in Mutfagindan adli kitaptan almistim. Yalniz bu sefer bir kücük degisiklik yaptim ve arasina cikolata kremasini ekledim. Tesekkür ederim annecigim:)






Malzemeler:

  • 2,5 su bardagi un
  • 150 gr margarin (ben tereyagi kullandim)
  • yarim su bardagi pudra sekeri
  • 2 yumurta( 1 yumurta+ 1yumurta sarisi hamura, 1 ak üzerine)
  • yarim cay kasigi kabartma tozu
  • yarim paket vanilya
  • yarim limon kabugu rendesi
  • yarim su bardagi ince kiyilmis findik ici
Arasina sürmek icin:
  • 100gr cikolata(sütlü yada bitter farketmez)
  • 50 ml krema
Yapilisi:

Bir kabin icine önce un elenir sonra ortasi acilarak icine yag, pudra sekeri, 1 yumurta, 1 yumurta sarisi, kabartma tozu, limon kabugu rendesi, vanilya karistirilip yogrularak bir hamus yapilir.
Acilacak yer unlanarak merdane ile 3mm inceliginde acilir, kaliplarla kesilir ve bir yüzlerine yumurta aki sürülüp üzeri findikla kaplanir. Tepsiye dizilir 180 derecede 25-30dk pisirilir.
Bu arada ocakta krema ile parcalanmis cikolata eriyinceye kadar isitilir. Kurabiyeler soguduktan sonra arasina cikolata sürülerek ve istenilirse üzerlerinede pudra sekeri serpilerek servis yapilir. Afiyet olsun.

20 Ocak 2010 Çarşamba

Mangolu hafif tatli

Bu sefer biraz uzun sürdü verdigim ara . Actigimdan beri siteme haftada bir yazmisimdir en azindan herhalde. Bugün evde bir saat falan yalniz kalacaktim bende bu süreyi degerlendirmek istedim ve ben yazimi bitirene kadar gelen olmazsa bugün yayinlarim insallah.
Havalar hala soguk kar bir türlü gitmedi. Aslinda cokda sikayetim yoktu haftasonuki kizak maceramizda Nabi ayagini kirana kadar. Evet aynen öyle benim kocam kizak kaymayi o kadar özlemis ki birakamayip biraz da abartinca sonuc bu oldu. Neyse ki genede ucuz atlattik diyorum ve Allah a sükrediyorumki daha kötü birseyler yasamadik. Herseye ragman cok eglenceli ve yorucu bir haftasonunun ardindan dogal olarak haftayada yorgun basladik:)
Son bir iki gündür eve gec gelmekten nerde ne kisadan kolaydan yemek varsa onu yapiyorum. Bir gün buzlukdan dondurulmus balik cikariyorum bir gün cabukdan bir makarna yapiyorum ve böyle geciyor. Bu yazacagim tarifte zaten gecen haftadan . Canimiz hafif birtatli istedi ve bende Ebrudan aldigim bu tarifi yaptim .Cok hafif gercekten yani kilo falan orun olmasa insan iki-üc porsiyon yer herhalde. Aksamdi ,dolayisiyla fazla abartmadim. Evet kilo demisken sanki bu aralar aldim gibi tartilmaya korkuyorum ,yarin hic baska bir is uydurmadan bir spor salonuna yazilacagim,cok uzun zaman oldu spor yapmayali .Ihmal etmemek lazim gercekten insan yorgun düsüyor enerjisi kalmiyor spor yapmaya yapmaya...
Herkese sporlu saglikli bir hayat diliyorum ve daha fazla uzatmadan iste yei tarifimmmm........

Mangolu Tatli:






Asagida orjinal malzemeleri vericem parantez icerisinde de Türkiyede bu malzemelere karsi kullanabileceginiz malzemeleri yaziyorum tadi ayni oluyor.

Malzemeler:

  • 2 kücük mango
  • 200gr gelierzucker(dr.oetger recel yap)
  • 1 yumurta sarisi
  • 1 pk. vanilya
  • 150 gr vanilyali yogurt
  • 250 gr quark (labne peyniri )
  • 150 gr petibör bisküvi
  • 2 tane portakalin suyu -100ml
  • 3 corba kasigi hindistan cevizi
Yapilisi:

Mangolari kabuklarini soyduktan sonra dograyin ve recel yap ile 45sn. püre yapin.
Ayri bir yerde yumurta sarisini ve vanilya sekeri ile cirpin. Yogurt ve labne peynirini üzerine dökün.
Tatliyi yapacaginiz kaba (kare bir borcam yada silikon uzun kalip olabilir) en alta bisküvileri dizin ve bisküvileri portakal suyu ile isltin. Onun üzerine mangolu karisimin yarisini ve onun üzerinede yogurtlu karisimin yarisini dökün. Sonra tekrar bisküvi ,mango ,ve yogurt karisimini döktükten sonra dolapta birkac saat bekletin. Bu arada teflon bir tavaya hic yag dökmeden hindistan cevizlerini dökün ve biraz renk alincaya kadar karistirin (basindan ayrilmayin sakin cabucak yaniyorlar). Hindistan cevizi soguyunca bol bol tatlinin en üstüne dökün.
Tatli cok fazla sekil almiyor yani dilimlenecek kivamda olmuyor kasikla yenebilir. Yada ben hic denemedim hatta simdi aklima geldi diyebilirim ; ayni sekilde kuplara yapilabilir sanirim biu tatli hem kat kat görünüsüde co güzel olur .Neyse bir dahaya kuplara yapayim ben de fotografinida koyayim :)
Afiyet olsun...

4 Ocak 2010 Pazartesi

Tatilin ardindan...


Koskoca iki haftalik tatilim ne cabuk bitti .Bugün gene herkes isinde gücünde ve bende okul yolunu tutucam insallah.Bu tatil iyi geldi kafam cok karisikti ,biraz kendimle ilgilendim,bazi seyleri kendi icimde netlige kavusturdum. Kücük de bir yolculugumuz oldu araba ile Prag a dogru. Kizimla ilk defa biraz uzun bir yola ciktik .Aslinda yolculuk güzeldi ama Prag cok soguktu .Gidip görmek isteyenlere tavsiyem ;bahar veya yaz aylarinda ziyaret!.Biz biraz yürüyüp sonra hemen kendimizi kapali bir yere atmaktan pek fazla gezemedik. Zaten kücük bir sehir ,bütün sehri yürüyerek gezebilirsin aslinda ama cocukla pek fazla yürünmüyor tabi. Ikinci dünya savasinda pek fazla zarar görmemis bir sehir ; eski evler ,köprüler yani bütün eski yapilar ayakta ,saglam,bakimli ve cok hos görünüyor. Gecmislerine dair herseyi o kadar güzel korumuslarki imrenmemek elde degil. Aslinda cok gelismis bir ülke degil prag en büyük sehirlerinden ve nüfusu sadece 1 milyon ama nüfusun 2-3 kati turist geliyormus. Bazen düsünüyorumda bizim ülkemizde ne kadar güzel yerleri ,bircok tarihi eseri yada yapiyi bu sekilde koruyamamisiz cok üzücü ki bizim ülkemizin cok da güzellestirilmeye ihtiyaci yok zaten Allah tarafindan her türlü dogal güzellige sahip bir ülke mahvetmeyelim yeter degil mi?
Kizim yuvada Nabi de ise gitti bende ögleden sonraki dersime gitmeden önce bir iki yazi yazayim dedim. Bir tane Prag fotografi yerlestirdikten sonra fotograf makinemde biriken yemek ve pasta fotograflarinin da tariflerini yazicam insallah bugün:)
Ve herkese iyi isler diliorum...

Firinda Tavuklu Brokoli:




Ay ben brokoliyi cok severim elimden gelse heryemegin icine katicamda evdekiler benim kadar hayran degil:) Salatasi ,corbasi ,etli yemeklerle uyumu,faydalarini anlatmama gerek yok sanirim....neyse ben uzatmadan tarife geceyim . Kendi ölcülerimi vereyim genede ama tabi siz hangisinden fazla koymak isterseniz ona göre ayarlarsiniz.
  • 1 tane brokoli
  • 1 tavuk gögsü
  • 4-5 orta boy patates
  • 1 paket krema
  • üzeri icin istediginiz bir peynir ben kasar rendeledim
Önce kücük kücük dogradigim tavuk gögsünü biraz sivi yagda kavurdum ama cok kisa bir süre 4-5 dakika sonra üzerine kücük parcalara ayirdigim brokoliyi döktüm agzini kapattim.Bu sekilde brokolilerde biraz yumusuyor. Ayri bir tencerede halka halka dogradigim patatesleri kremanin yarisini dökerek biraz pisirdim.Bu firina koymadan önceki pisirmeleri yapmamin sebebi hem daha lezzetli olmasi hemde firinda pisme süresini kisaltmasi tabiki. Patatesleride cok fazla pisirmeden ocagin altini kapatip firin kabinin altina kremeli patates karisimini üzerine de tavuklu brokoli karisimini döküyorum ve sonra kalan kremayida ilave edip firina attim. Firinda cok turmaniza gerek yok yoksa bokolilerin yesil rengi soluyor firini kapattiktan sonrada rendelenmis kasar peynirini döküp biraz daha firinda beklettikten sonra sicak sicak servis yapin cok güzel oluyor.Fotografta görünen firin kabindan iki tane oldu bu ölcülere göre. Afiyet olsun...

31 Aralık 2009 Perşembe

2010...


Yeni yil hepimize saglik, mutluluk ve huzur getirsin...
Hepimiz icin hayirli bir yil olsun insallah.
Herkese iyi seneler diliyorum...

29 Aralık 2009 Salı

Yilbasi pazarlari ve yogurtlu börek

Buralarda yilbasindan önce cok güzel cok renkli pazarlar kuruluyor birkac resimle sizlerle paylasmak istedim. Cok uluslu bir sehir oldugu icin Hamburg da ki pazarlarda diger ülkelerin yemeklerini görebilirsiniz. Ayrica bircok süs esyasi ,takilar, aksesuarlar, mumlar, oyuncaklar bulunuyor. Aksama dogru aciliyor cok dolu ve de cok sesli oluyor.Kizim erken uyudugu icin son gün gittik ve cok da kalabalikti zar zor bir iki foto alabildim.










Yogurtlu Börek:( 6 kisilik)

Malzemeler:

  • 3 yufka
  • 2 yumurta
  • 1,5 su bardagi süt
  • 1/2 cay bardagi sivi yag
  • 300 gr kiyma
  • 1 kuru sogan
  • üzeri icin sarmisakli yogurt ve pul biber
Yapilisi:

Soganlari kavurup kiymayida ekledim ve tuz karabiber ekleyerek kiymayi da kavurdum. Diger tarafta yufkalari dörde bölüp üzerlerine ilk önce firca ile süt ,yumurta,sivi yag karisimini sürdüm daha sonra icine kiymayi koyup sigara böregi gibi sardim. benim yufkalar dolapta cok beklemisti pek taze degildi yani onun icin gül böregi seklini veremedim ama normalde o sekilde yapiyorum. Bu seferlik sigara böregi gibi katladiktan sonra ikiye katladim. Sonra biraz yagda kizarttim ve en son olarakta sarmisakli yogurt ve pul biberi döküp servis yaptim . Herkes parmaklarini yedi yalniz söyliyim biraz yagli bir börek tabi ben bir tane yedim sadece:)


18 Aralık 2009 Cuma

ilk kar,ilk kestane....








Aslinda yazimin basligina ilk bogaz agrisi,ilk antibiotik de diyebilirdim... Evet birkac gündür bogazimda sanki bir tas varmis gibi zorla yutkunuyor ve genede gecer gecer diye kendi kendime inat edip doktorada gitmiyordum. En sonunda daha fazla beklemenin bir faydasi olmadigini anlayarak doktor yolunu tuttum ve antibiotik yazili recetemle birlikte oradan ayrildim.
Eczanenin tam yanindaki markette kestaneleri görünce vuruldum tabi ,kestaneye bayilirim .Hele Türkiyede o soguk kis günlerinde disarda kestaneciyi görürsünüz ,dumani tüten sicacik kestanelerin etrafa yaydigi koku yetmezmis gibi ,bagirir satici ``kestane kebap yemesi sevap...``diye.Memleketim gibisi yok tabi. Burada da ancak noel zamani bu sekilde saticilar oluyor etrafta ,yilbasi pazarlari kuruluyor, kendi kültürleri, kendi yemekleri, özellikle bircok tatli, seker ve kurabiye oluyor bu pazarlarda. Bir cikabilirsem fotograflarini cekip sizlerle paylasmak istiyorum.
Ben kestaneye döneyim...Aksam oldu ve ben heyecanla kestanelerin pismesini beklerken ,pencereden ilk karin yagisini da gördüm cok güzeldi.Ne kadar üsüsemde cocuklugumdan beri kari cok severim,hep heyecanlandirir beni . Hemen kardan adam yapmak kar topu oynamak gibi cocukca ve bence bir o kadarda yetiskince oyunlar gelir aklima. Su an oynayacak kadar kar yok ama umarim olur cünki gecen senede böyle cok az yagmis ve bizde ha yagdi ha yagacak derken kis bitmisti...Evet sonunda kestaneler gelmisti ama kizim uyudugu icin sadece iki koca cocuk biz yumulduk kestanelere hatta bir ara esim öyle bir kaptirmistiki bir tanesini yutmadan digerini atiyordu agzina ,bir süre bakakaldim sonra o da anladi ne kadar hizli yedigini ve ikimizde gülmeye basladik. Kizim icin bugün tekrar yapicam. Simdi o dünyayi kesfediyor, hersey cok ilginc geliyor .Iki üc gün önce misir patlattik beraber, o kadar hosuna gittiki patlayan misirlari gördükce gülüyordu.Ben bilerek cam kapakli bir tencerede patlattim ki daha iyi görsün Gülüp gülüp ``anne bunlar nerden geliyo ya``diye sasiriyordu. Anlatmam epey bi uzun sürdü. sonrada afiyetle yedik.
Kis cok güzel bir mevsim her ne kadar soguk da olsa,havalar erken kararip günler cabucak bitiyor da olsa cok güzel...Her mevsim gibi bununda tadini cikartmak lazim karlarda kosmak, kara yatip izini cikarmak,soguktan donmamak icin; atki,sapka, eldiven ne varsa sarip sarmalanmakve sicacik kestanelerin icine düsmek gibi....
Soguk kis günleri icinizi sevgi ve mutlulukla isitsin.....

4 Aralık 2009 Cuma

Ikinci defa "Merhaba"

Evet belki bilinmiyordur. Bu benim ikinci Blog denemem.Umarim bu sefer birakmadan devam edebilirim.Ilk Blog denememi 2006 da yapmistim, ama sonrasinda minik bir kizim olunca daha fazla ilgilenemedim ve kapattim. Bunu Blogger de yaptim ve iki gündür ugrasiyorum hala tam istedigim gibi olmadi ama olacak. Ben yemek yapmayi, pasta yapmayi, yeni tarifler denemeyi, yeni tariflere yeni ekler yaparak farkli lezzetler olusturmayi yani kisacasi mutfakta olmayi seviyorum. Aslinda bu durumdan esimde dahil herkes memnun. Tabi bazen zamanim az oluyor ve istedigim gibi tadini cikaramiyorum mutfagin ama olsun acele yapilanlarinda tadi baska güzel...evlendigimden beri yani dört yildir bircok sitenin takipcisiyim. Portakal Agaci basta olmak üzere bircok site var sizinde bildiginiz gibi. Bilmem sizde öylemisiniz ama benim canim mantarli bisey ister ve hemen tarif sitelerinden buldugum bir tarifi yaparim. Bazen gelen konuklarima bile yapiyorum, hic denemeden, cünki simdiye kadar hic kötü bir tarifle karsilasip hayal kirikligina ugramadim.
Bence sevgiyle pisen her yemek, yapilan her ikram güzeldir...
Bizim eve cok misafir gelirdi. Bazen annemi sabah kalktigimda görürdüm erkenden kalkmis mutfaga girmis ve biz uyanana kadar da bir kac cesit yapmis olurdu...O zamanlar anlamazdim tabi ama simdi biliyorum konuklarina ne kadar deger verdigini,uykusuz kalmak pahasina yaptiklarini...benim annem kadar cok misafirim olmuyor tabi; is hayati, günlük kosusturmalar.Insanlar birbirlerine eskisi kadar gidip gelmiyor , zaman ayirmiyor. En azindan benim yasadigim yer böyle. Ama biz genede kurabiye kokulu mutluluklari kisa süreli görüsmelerimizde tatmaya calisiyoruz:)
Bir de kücük kizim cok seviyor benimle birlikte mutfakta olmayi. Tabi ben iki yasindayken oklavayi eline verdim herhalde onun icin böyle. Su an sütlac yapimini biliyor ama babasi icin birlikte bircok pasta ve kurabiye de yaptik.
Yaptigim yemeklere ve tatlilara hatta bazi kötü denemelerime bile "ellerine saglik karicim cok güzel olmus"diyen esime ve her ne kadar yemegi yemek yerine dagitmayi sevsede kizima öpücüklerimi göndererek ilk yazimi yayinliyorum.
Yeni tariflerimi kabarmis lezzeletleriyle birlikte en kisa zamanda yayinlamak istiyorum.Umarim sizlerde yapar ve begenirsiniz...

Sevgilerimle...

SEDA