Biraz müzik...

3 Şubat 2012 Cuma

Çikolatalı Macaron


Macaronları ne kadar sevdiğim daha önceden söylemiştim. Küçük, lezzetli ve farklı görünüyorlar. Yapımınında kolay olması ayrıca güzel tabiiki. Gerçi ben bu macaronları yapalı çok oldu ama ancak yayınlayabiliyorum.

Malzemeler:
  • 50gr öğütülmüş badem
  • 75gr pudra şekeri
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 yumurta beyazı (büyük boy yumurta)
  • 1 tutam tuz
  • 20 gr şeker
  • 1 yemek kaşığı kakao
İçi İçin:

Ben bu sefer nutella sürdüm. Ama isteyenler için muzlu bir krema yapılmış tarifte onu vereyim. Bizimkiler muzu meyve şeklinde yemek dışındaki türlerini pak sevmiyorlarda. Bende muzlu tariflerden hep kaçınıyorum yada başka alternetifler bulmaya çalışıyorum. Herneyse muzlu dolgu için gerekli malzemeler
  • 2 adet muz
  • 1 yemek kaşığı kahverengi şeker
  • 50 ml hazır çikolata sosu





Yapılışı:

Tepsiye fırın kağıdını serin. Bedemleri pudra şekeri, kakao ve kabartma tozu ile karıştırın. Yumurta beyazını bir tutam tuz ile katılaşana kadar iyice çırpın. içerisine normal şekeri ekleyin ve tekrar çırpın. En sonunda bademli karışımıda bu karışıma ekkleyerek bir tahta kaşık ile hafifçe karıştırın. Eğer hiç macaron yapmadıysanız tepsiye sıkma kısmı biraz zor olabilir. İsterseniz kağıtlara 4cm capında 26 tane daire çizin ve sıkma poşetine koyduğunuz karışımı dikkatlice bu dairelerin içine sıkın. Elinizin alışması açısından. Bütün malzemeyi tepsiye sıktıktan sonra 30 dakika oda sıcaklığında bekletin. Fırını 150 dereceye ısıtın ve beklettiğiniz macaronları 12.15 dakika fırında pişirin. Çıkardıktan sonra isterseniz benim gibi nutella sürün veya ezerek püre haline getirdiğiniz muzları şeker ile karıştırıp içlerine sürün ve birazda çikolata sosu dökün.

Afiyetle yiyin ...

2 Şubat 2012 Perşembe

Portakallı Haşhaşlı Kek

Yazmayı çok özledim aslında ama şu vakitsizlik beni bu durumla sık sık karşılaştırıyor. Neyseki az da olsa bir fırsat bulabildim. Hepinize sevgilerimi yolluyorum ve geçenlerde kızımın canının da tatlı çekmesiyle mutfağa girip hazırladığım portakallı kek ile sizleri baş başa bırakıyorum.

NOT: Tarif benden. Hafif bişeyler istedim ve keki yağsız hazırladım. Çok yiyimli oldu:)








Malzemeler:
  • 3 yumurta
  • 3 kaşık yoğurt
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 portakalın kabuğunun rendesi
  • 1 su bardağından iki parmak eksik portakal suyu
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 1 tutam tuz
  • 50 gr haşhaş
  • un (miktarını ölçemedim kusur bakmayın ama normal kıvamlı bir kek hamuru oldu cıvık yada katı olmadı yani:))
Üzeri için :
  • 100 gr pudra şekeri
  • 80 ml portakalın suyu
Yapılışı:
Yumurtaların sarısı ve beyazı ayrıldıktan sonra sarısının içine şeker eklenerek çırpılır. Beyazıda ayrı bir kapta bir tutam tuz ile katılaşana kadar çırpılır. Yumurtanın sarısının olduğu karışıma yoğurt, haşhaş, portakal suyu eklenerek karıştırılır. Un, karbonat, kabartma tozu, vanilya da eklenir ve bir tahta kaşıkla karıştırılır. En son yumurtanın beyazıda eklenir ve çok fazla çırpıp havasını almadan tahta kaşıkla alt üst ederek karıştırılır. 175 derecede üzeri kızarana kadar ve kürdan temiz çıkana kadar fırında pişirilir. Fırından çıktıktan sonra biraz ılınmaya kenara koyun ve sosunu hazırlamaya başlayın:) Pudra şekeri tamamen eriyene kadar karıştırılan sos kaynamadan ocaktan alınır ve ılınan kekin üzeri çatalla yer yer delindikten sonra üzerine gezdirilir. Sıcak sıcak tadı ayrı güzel soğuduktan sonra ayrı, keyfinize kalmış. Afiyetle, sevgiyle...

31 Ocak 2012 Salı

Kücük bir haber

Cok uzun zaman oldu ve ben hala sayfami güncelleyemedim. Neyse yakinda cok güzel tarifler yayinlayacagim insallah. Yalniz bloglarinizi gezerken bu kampanyayi gördüm ve ilgimi cekti. Sans bu belli mi olur belki bizede cikar. Sizde yayinlayin sansinizi deneyin. Herkese sevgiler...











Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarakCanon 600D , Manfrotto tripod ve Kata sırt çantası kazanma şansı yakalayın! http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/ sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.

Süper bir hediye degil mi?

16 Ağustos 2011 Salı

Çikolatalı Sufle



Herkese merhabalar ve hayırlı Ramazanlar..

Gene her zamanki gibi uzun bir aradan sonra yeni bir tarifle buradayım.. Ramazanın ortalarına geldik artık ve belki sizin içinde öyledir ben alıştım bu oruç haline. Burada günler çok uzun olduğu için başlarda yorgunluk olmuştu ama çok şükür alıştım. Allah Türkiyedeki sıcak altında çalışan kardeşlerimizin de yardımcısı olsun. Zaten bir ay göz açıp kapayana kadar geçiyor. Bu sene tabi Afrikadaki durumuda görünce akşama kadar açlığın aslında hiç de bişey olmadığını anlıyorsun. Çünki Allaha şükür biliyoruzki akşam yiyecek bişeylerimiz var. Allah yardımcıları olsun.
Çikolatalı sufle pek bi Ramazan tatlısı olmasada bende ve eşimde bu sene bi tatlı krizi başladığı için ne bulsak yiyoruz. Ben de hemen hemen her gün bi tatlı yaptım herhalde.. Sanırım enerji eksikliğinden. Bu tarif çok önceden aldığım Lezzet dergisinin 'Çikolatalı Tarifler' adlı ekinden.




Malzemeler (4 kişilik)
  • 4 yumurta sarısı
  • 30gr tereyağı
  • 2 yemek kaşığı un
  • 1,5 su bardağı süt
  • 220gr bitter çikolata
  • 2 yumurta akı
Yapılışı

Tereyağını ve unu küçük bir tencerede unun kokusu gidene kadar kavurun. Sütü ilave edip iyice karıştırın. 2 veya 3 dakika sürekli karıştırarak pişirin. Ocaktan alıp bitter çikolatayı ekleyin ve çikolata eriyene kadar karıştırın. Yumurta sarılarını mikserle çırpın. Soğuyan çikolatalı harca ekleyıp malzemeler iyice karışıncaya kadar mikserle çırpın. 2 yumurta akını mikser ile iyice köpürtün. Çikolatalı harca, tahta kaşık yardımıyla alttan üste doğru karıştırmak suretiyle yumurta beyazını ilave edin. Karıştırırken köpüğün yok olmamasına dikkat edin. Sufle kalıplarını margarin ile yağlayıp biraz un serpin. Sufle harcını kalıplara paylaştırın. Önceden ısıtılmış 170 dereceye ayarlı fırında 15 dakika pişirin. Fırından çıkardıktan sonra üzerine pudra şekeri serpip bekletmeden servis edin.
Afiyet olsun...

31 Mayıs 2011 Salı

ÇİLEKLİ LİMONATA

Aslında hala da tam olarak yaz gelmiş olmasada bir şekilde o havaya girmek istiyorum artık. Havalar ısınmasada yaz meyveleri raflarda yerlerini almaya başladı. Yaz deyince çilek gelir hep aklıma. Sanki yaz çilek kokar yada çilek yaz kokar. Kokusu, tadı, aroması çok güçlü ama yemesi de bir o kadar hafif. Allahıma şükürler olsun bizlere o kadar güzel lezzetler vermiş ki saymakla bitmez.
Bu sene yapabilirsem sadece çilek tariflerizle dolu yeni bir kategori hazırlamak istiyorum. Tabi bunun için birkaç tane daha çilek tarifine ihtiyacım var.
Bizim evde çok sevilir böyle tadlar, değişik meyveli sular falan. Nitekim yaptığım gibi de bitti. Resimde de gürüldüğü gibi kızım en başta içine düştü. Kendisi çok fena bir tatlı müptelasıdır. Her daim ' Anne bana tatlı bişey verirmisin, anne canım tatlı istiyo' gibi söylemlerle yanıma gelir. Bende dışarıdan alacağım abur cubur yerine kendi yaptıklarımı vermeyi tercih ediyorim. Özellikle hazır meyve sularına o kadar çok şeker koyuluyor ki, yazık olur minicik yavrularımızı onlarla beslemek. Bu şekilde yapımı kolay, lezzetli ve sağlıklı içecekleri evde yaparak hem miniklere zarar vermemiş oluyoruz hemde kendimize. Gelelim şimdi tarifimize...

Malzemeler

  • 1 su bardağı çilek ( yaklaşık 10-12 adet)
  • 4 adet limon ( ben bu sefer yeşil limon limette kullandım)
  • Şeker ( miktarını yazmıyorum çünki benim yaptığım birçoğunuza tatsız gelecek)
  • 1 veya 1,5 litre su




Yapılışı

Öncelikle çilekler yıkanır ve dörde bölünür. Daha sonra bir kaseye alınarak üzerine 4-5 kaşık şeker ilave edilir. Bu şekilde 3-4 saat bekletildikten sonra ( benimkiler bir ara unutulduğu için 1 gün beklediler ) kırmızı, tatlı ve yoğun aromalı bir çilek suyu oluşuyor. Oluşan bu suya 4 tane limon suyu da eklenir ve istenilen ölçüde şeker ve suyu da eklendi mi çilekli limonatamız hazır.
Afiyet olsun.


Bu limonlar daha ekşi ama kabuğu kullanılamıyor. Normalde limonata yapınca biraz kabuğundan da koyardım aslında ama bunların ki acı oluyor ve pek hoş bir tat katmıyor:)


İçinde kalan çilek parçalarının da görünümü güzel ama uzun süreli saklamaya pek uygun olmaz. Suyun içinde kaldıkça yumuşayıp parçalanırlar.

24 Mayıs 2011 Salı

Şeker Hamuru Kurabiyeleri



Ne zamandır yapmak istediğim birşeydi bu, şeker hamuru ile kurabiye yapımı. Çok zevkli gerçektende ve pasta yapımına göre biraz daha kolay, hatalarını çabuk kapatabiliyorsun. Kızımın bir arkadaşının doğum gününe giderken götürdüm. Çocuklar renkli seylere bayılıyorlar onun için bir sürpriz yapayım dedim. Daha önceden kullandığım Şeker hamuru tarifini kullandım. Kurabiler için ise kakaolu bir kurabiye tarifi kullandım. Önceki yayınımda bahsettiğim kitaptan.

Kakaolu Kurabiye

Malzemeler:

  • 100gr oda sıcaklığında tereyağı
  • 75gr şeker
  • 1 yumurta
  • 1 yemek kaşığı süt
  • 250gr un, birazda tezgahda açarken kullanmak için
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 2 yemek kaşığı kakao



Yapılışı:

Fırını 180 dereceye önceden ısıtın. Tereyağı ve şekeri mikser ile çırpın. Daha sonra yumurta ve süt ekleyin, karıştırın. Un , kabarta tozu ve kakaoyuda ekleyip yoğurun. Yumuşak bir hamur oluyor. Tezgahda 5mm kalınlığında merdane ile açın ve herhangi istediğiniz bir kalıpla kesin. Ben yuvarlak kenarı dalgalı formu tercih ettim. Fırında 10-12 dakika tuttuktan sonra cıkarın ve soğumaya bırakın.




Soğuduktan sonra istediğiniz renkteki şeker hamurunuda aynı kalıp ile yada bir küçüğü ile kesin ve kurabiyenin üzerine bal ile yapıştırın. En üstüne de en son pasta fuarından aldığım silikon kalıpla şekil verdiğim, küçük renkli hamur parçalarını yapıştırdıktan sonra bitmiştir. Afiyetle yiyebilirsiniz.

10 Mayıs 2011 Salı

Sıcak günler için güzel bir serinlik...



Bu sefer arayı uzatmadım:)
Valla bizim burda havalar harika. Sanırım Almanya ya ilk defa bu kadar uzun süre yağmur yağmadı. Bu sebepten dolayı ağacların tozu falan çok oldu ama genede uzun süre güneşi evimize misafir etmek harika. Tozdan dolayı pencereleri uzun süre açamıyorum. Ama her gülün bir dikeni vardır dimi:) Gelelim tarife...

Genelde hoşafı Ramazan ayında yaparım ben. Ama kızım çok sevdiği için artık aklıma geldikçe yapıyorum. Özellikle havalar sıcakken koy dolaba serinlemek istedikçe çıkar çıkar iç. Umarım tarif sizinde hoşunuza gider.




Malzemeler:

  • Bir kavanoz hazır konserve vişne (suyu ile birlikte kullanılacak) yada bir çorba kasesi donmuş vişne
  • 4-5 armut
  • istenildiği kadar şeker
  • karanfil
  • tarçın çubuğu
Yapılışı:

Burada hazır şekilde konserve vişne var sulu şekilde. Bilmiyorum Türkiye de var mi eğer yoksa donmuşu da olur dediğim gibi. Benim gibi sulu kavanozdakini kullanırsanız; bir kavanozu vişnesi ile birlikte tencereye bosaltın üzerine aynı kavanoz ile bir kez daha su doldurup ekleyin.Eğer donmuş vişne kullanıyorsanız arzuya göre su ekleyin (ben 2 litre falan koyuyorum) Daha sonra şeker ve armutları dört parçaya dilimledikten sonra ekleyin. Karanfil ve tarçın çubuğunu da içine atıp 5-10 dakika kaynatın. Oda sıcaklığına geldikten sonra buzdolabına koyup soğuduktan sonra servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun...

Zamanla armutlarda böyle tatli bir kırmızı renk alıyor.


6 Mayıs 2011 Cuma

Mutu bir dönüş

Merhabalar...

Öncelikle gercekten söze nasıl başlayacağımı bilemiyorum. O kadar uzun zaman oldu ki. Ha bugün ha yarın derken, zaman işte ne tutabiliyoruz ne de durdurabiliyoruz. Eminim birçoğunuzun hayatlarında değişiklikler olmuştur. Yazamasam da arada bloglara uğradığım oldu. Kimileri bebek bekliyor kimileri bebeğini kucağına almış bile. Kimileri sayfalarını yenilemiş, güzelleştirmiş. Kimisi de benim gibi aylarca sayfasına uğrayamamış. Anlatacak çok şey olmasına rağmen gene vakit sıkıntısından bugün de fazla yazamayacağım. Ama o kadar çok yazmak istiyorum ki tutmasalar saatler sürer. Yalnız şu blogların kapatılması konusuna değinmeden edemeyeceğim. Gerçekten çok üzüldüm ve sebeplerinide saçma buldum. Umarım şu anda herşey yoluna girmiştir. İnsanın yazma hakkının elinden alınmasına hiçbir şekilde anlam veremiyorum. Bu durumu yaşayan arkadaşlarıma geçmiş olsun demekten başka elimden bisey gelmiyor.
Yazamadığım bu sürede 3 haftalık bir Türkize yolculuğu yaptım. Taaa Erzurum a gittim. Anneannemi gördüm çok şükür. Mart ayında soğuktu yollar kapalıydı çok fayla gezemedik ama meşhur Eryurum cağ kebabını yemeden dönmedik tabii. Ünlü Koç Cağ kebepçısında yediğimiz kebabın tadına doyamadık.

O kadar çok fotoğraf birikti ki ortada kiminin tarifleri bile yok. Yeğenimizin doğum günü için zaptığım pastanın resimlerini koyucam ilk önce. Aslında pek beğenmediğim için koymak istemedim başta ama daha sonrada dedim ki, şeker hamurundan anlayan birçok arkadaşım var ve resimlei görürlerse sorunun ne olduğu konusunda bana daha çok yardımcı olabilirler.




Farkediliyor mu bilmiyorum ama siyah ve kırmıyı boya hamuru eritti. Bu sebepten istediğim gibi olmadı.

Neyse gelelim bakalım bugünki yayınlamak istediğim tarife...




Cranberry ve hindistan cevizli kupkek

Malzemeler

  • 125 gr Kurutulmuş Cranberry
  • 280 gr un
  • 3 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 tutam tuz
  • 125 gr şeker
  • 40 gr hindistan cevizi rendesi
  • 2 yumurta
  • 250 ml hindistan cevizi sütü
  • 90 gr tereyağı
  • 1 paket vanilya
Yapılışı

Fırını 200 dereceye ısıtın. 12 lik muffın kalıbınza kağıtları yerleştirin. Cranberrz leri biraz daha küçük küçük kesin. Un, kabartma tozu ve tuzu büyük bir kabın içinde karıştırın. Şeker, hindistan cevizi rendesi ve cranberry leri üzerine ekleyin. Yumurtayı ayrı bir kapta çatalla çırpın üzerine hindistan cevizi sütü, yağ ve vanilyayı ekleyin. Kuruların bulunuğu karışımın içine yumurtalı karışımı ekleyin ve karıştırın. Hamuru kağıtlara paylaştırın ve 20 dk. pişirin.
Ben üzerine daha öncede tarifini verdiğim ahududulu curd sürdüm ve en sonunda da gene hindistan cevizi rendesine batırdım. İsterseniz ahududu veya cranberrz reçeli de kullanabilirsiniz. Afiyet olsun...



4 Ocak 2011 Salı

Tatil bitti...Ve Havuclu cevizli Cupcake(Kapkek)


Tatil bitti, evime geldim. Yeni yıl tatilinde İstanbul'a kardeşimin yanına gitmiştim, kızımla birlikte. Herşey çok güzeldi... Kardeşimi görmek çok güzeldi, hava çok güzeldi, istanbul çok güzeldi...Uzun zamandır kardeşimle görüşememiştim ve bu yeni yıl tatilide bunun için çok iyi bir fırsat oldu. Sakin sakin gezdim bu sefer deniz kenarına gidip çekirdek yedim, çay içtim ve en sonunda ayrılık vakti geldiğinde her zamanki gibi buruk bir şekilde ayrıldım. Yakın zamanda görüşmek dileği ile..
İnsanın sevdiklerinden ayrı olması çok yorucu ama sağlıklarının ve huzurlarının yerinde olduğunu bilmekte bi o kadar dinlendirici:)
Kısa bir süre orada kalmama rağmen dolu geçirdim denebilir. Çok sevdiğim bir lise arkadaşımıda gördüm ve onun yeni arkadaı ile tanıştım. Çok güzeldi. Kızımı en son 10 aylıkken falan görmüştü, şimdi 4 yaşında görünce ne kadar uzun süre görüşmediğimiz daha çok belli oldu. Neyse sınavlarımdan sonra belki gene gidebilicem, bunu düşünmek bile yeter:)
Bilmiyorum sadece bendemi oluyor böyle bişey ama Türkiyeye gittiğimde yemek manyağı oluyorum. Nereye gitsem ne yesem, hatta bazen internetten gitmeden önce biyerler bulup gittiğimde onları deniyorum:) Türkiyedeki arkadaslarım gülmesinler ama Almanya yada en azından Hamburg benim gibi değişik şeyleri denemeye meraklı birine pek uygun değil. Genelde aynı şeyler var heryerde. Ve bazı yemekleride benim damak tadıma oldukça ters. Zaten domuz eti sorunu da olunca zaten yemek yerleri ve seçenekleri bayaği bir eksiliyor. Bir dahaki İstanbula gidişimde gittiğim yerlerin ve yemeklerin fotograflarını çekip onlarla ilgili yazı yazmayı da düşünüyorum.
Lafı çok fazla uzatmadan geçenlerde yaptığımız bir kızlar toplantısına götürdüğüm cupcake tarifini vermek istiyorum.



Havuçlu-Cevizli Cupcake (Kapkek)

Malzemeler:

  • 175 gr oda sıcaklığında tereyağı
  • 125gr şeker
  • 2 yumurta
  • 1 büyük havuç
  • 60 gr az çekilmiş ceviz
  • 2 yemek kaşığı portakal suyu
  • yarım portakal kabuğu rendesi
  • 200 gr un
  • 2 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • üzeri için ince rendelenmiş havuç veya yarım ceviz içi





Kreması:

  • 125 gr labne peyniri (burada ben yarı yarıya labne ve mascarpone kullandım)
  • 225 gr pudra şekeri
  • 1 yemek kaşığı portakal suyu


Yapılışı:

Fırını 180 dereceye önceden ısıtın. 12 li bir Muffin kalıbıına kağıt yerleştirin veya yağlayın. Tereyağını ve şekeri bir kaba koyup mikserle köpürene kadar çırpın. Daha sonra yumurtaları tek tek kıırıp çırpmaya devam edin. Rendelenmiş havuc ve çekilmiş cevizide ekleyip karıştırın. Sonra portakal suyu ve kabuğunu da ekleyin ve en son un,kabartma tozu, tarçın karışımınıda ekleyip karıştırın. Kalıplara hamuru döktükten sonra 15-20 dakika pişirin. Piştikten sonra 10 dakika soğumasını bekleyin. Kreması için krema malzemelerinin hepsini karıştırın ve kapkeklerin üzerine sürün. En üstüne havuç rendesi yada ceviz parçalarını koyduktan sonra servise hazır.
Afiyet olsun...


31 Aralık 2010 Cuma

MUtlu Yillar...

Herkese mutlu , huzurlu ve sağlıklı yeni bir yıl diliyorum. Allahım herseyin hayırlısını ve güzelini versin bizlere bu yeni yılda insaallah:) Keskelerimiz olmasın ve şükürlerimiz hep artsın. Sizlerle birlikte ve bu sefer umarım daha çok yazarak geçsin yeni yıl.

Sevgiler....

Seda...

1 Aralık 2010 Çarşamba


Herkese kucak dolusu merhaba....

Bu kadar uzun aradan sonra lafa nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Bu okul işi beni bayağı bir yoruyor ve hiç bir şeye vakit ayıramıyorum. Ev ödevleri, gece yarısına kadar araştırıp yazmalar, gündüzleri ders ve kütüphane arasında geçen günlerime devam ederken şu anda evin halini görmezden gelip size yazıyorum:) Haftada bir kere sıkı bir temizlik yapıp hafta ıçı toparlayabildiğim kadar toparlıyorum sadece-fazlası yok! Yazıp sizlerle paylaşmak istediğim o kadar çok şey olduki anlatamam. Anlatmayayım da zaten yoksa kızımı almaya yetişemizeceğim. Kızım derken biraz da yazmama o sebep oldu açıkcası. Ne zamandır birlikte mutfağa giremiyorduk aslında giriyorduk ama hızlıdan aksam yemeği hazırlamak için. Ben hızlı hızlı bir şeyler yetiştirmeye çalışırken kızım da yardımların esirgemiyordu sağolsun (işimi biraz daha uzatıyordu ama olsun). Geçenlerde annesi gibi tatlı krizi tutunca bende bıraktım elimde ne varsa akşam onu yatırmadan önce bir kek yapayım bari dedim. Sağolsun eşim bir iki ay önce çok güzel bir kitap almıştı bana; içerisinde 1001(yazarı: Susanna Tee) tane tarif var ve her tarifinde resmi var. Çesit çesit muffın, kurabiye, kek ve kupkek tarifi. Kitabı elime aldığımda acaip sevinmiştim ve kendi kendime sıraya bile koymuştum tarifleri. Önce şunu yaparım sonra bunu yaparım ama birden okulla ilgili işlerim birikince yapamamıştım. Kızımın isteği üzerine bende heyecanla kitaptan akşama çayla yemek için hafif, güzel bir tarif aradım. Bir kaç seçenek sundum Şevvale ve en son kararı onun vermesini istedim. Kızımda cok iyi bir seçim yapmış. Hepimiz bayıldık yani böyle lüp lüp yesen hepsini bitirirsin hiç rahatsız etmez öyle bir tarif:):) Ama öyle yapmadık tabi...
Bu tarifin bu soğuk-aslinda soğuk biraz hafif kalıyor- kış günlerinde çayla içinizi ısıtacağını düşünerek, şiddetle yapmanızı öneriyorum.




Limonlu Dilimler

Malzemeler:

  • 150gr oda sıcaklığında tereyaği
  • 225gr şeker
  • 2 yumurta
  • bir limon kabuğu rendesi
  • 190gr un
  • 2 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 120ml süt
  • üzeri için pudra şekeri
  • Şurubu için: 150gr pudra şekeri ve 60ml taze sıkılmış limon suyu (ben 100gr pudra şekeri kullandım)
Yapılışı:

Fırını önceden 180 dereceye ısıtın. 18x18 lik bir kalıbı yağlayın veya üzerine fırın kağıdı serin. Tereyağı, şeker ve yumurtaları köpük olana kadar çırpın. Üzerine limon kabuğu rendesini dökün ve un-kabartma tozu karışımınıda ekleyin. Hemen ardından sütüde ekleyin ve karıştırdıktan sonra kalıba dökün. 45-50dk üzeri biraz kahverengi olana kadar pişirin. Fırından çıkarıp bir fırın telinin üzerinde soğumaya bırakın.
Şurubu için pudra şekeri ve limon suyunu biraz ısıtarak karıştırın. Pudra şekeri tamamen çözülene kadar karıştırın ama kaynatmayın! Ilık kekin üzerine çatalla delikler açtıktan sonra sıcak şurubu dökün ve içine çekmesini bekleyin. Minik minik dilimlere ayırın ve servisten önce pudra sekeri dökerek servis yapın.
Afiyet olsun...

20 Ekim 2010 Çarşamba

Tatli Kabak Corbasi ve Choco coco kurabiye...

Gene bir gün kizimin mutfakta biseyler yapma istegi tutup da kendimizden uydurdugum bir tarif. Hindistan cevizi sütüne takmis durumdayim bu günlerde. Habire kendi kendime kokteyller falan yapiyorum yada ne bulursam artik kek kurabiye icine sokuveriyorum:) Bu kurabiyeye de ondan ekledim ama daha keskin bir hindistan cevizi tadi istiyorsaniz, kurabiyeleri tepsiye dizdikten sonra üzerine hindistan cevizi rendesi serpin. Ben bir dahakine öyle yapmayi düsünüyorum. onun disinda 3 gün sonrasinda bile kitir kitir yedigimiz harika lezzetli bir kurabiye idi:)

Choco coco Kurabiye

Malzemeler:

  • 100gr seker
  • 150 gr tereyagi
  • 250 gr un
  • 50 gr nisasta
  • 5-6 yemek kasigi hidistan cevizi kremasi
  • 1 yemek kasigi kabartma tozu
  • üzeri icin damla cikolata ve pudra sekeri
Yapilisi:

Ilk önce seker ve oda sicakliginda yumusamis tereyagi karistirilir. Daha sonra sirayla hindistan cevizi kremasi, un, nisasta, kabartma tozu da eklenip iyice yogurulur. Tezgahta bir merdane yardimi ile acilip kaliplarla kesilir ve tepsiye dizilir. Firina koymadan önce istenirse üzerine hindiytan cevizi rendesi ve damla cikolata koyulur. Pistikten sonra ise pudra sekeri dökülerek servis yapilir.


Tatli Kabak Corbasi

Ben bu corbayi burada Almanya da duydum. Yani Türkiye de sadece tatlisini yada gene tatlilar icinde kullanimini biliyordum. Bir türlü yapmaya cesaret edemedim tatlimsi olur mu diye ama olmadi cünki aslinda bu sebze tatli degil. Bayagi bir miktar seker koyarak biz tatli yapiyoruz. Cok lezzetli oldu minik kizim haric herkes cok begendi. Benim kizim Türk yemeklerini daha cok sevdigi icin böyle degisik tatlar pek hosuna gitmiyor.





Malzemeler:

  • 600gr kabak
  • 2 orta boy patates
  • 1 sogan
  • 1 sarimsak
  • 2-3 yemek kasigi sivi yag
  • tuz,muskat rendesi ve üzeri icin krema
Yapilisi:

Sogan sivi yagda biraz kavrulur ve üzerine dilimlenmis kabaklar, patates ve sarimsak atilir. Biraz su eklendikten sonra sebzeler yumusayana kadar pisirilir. Iyice yumusadiktan sonra blender ile ezillir ve isteniyorsa tekrar su eklenir. Bir tasim kaynadiktan sonra tuz ve muskat rendesi de eklenip karistirilir. Servis yaparken tabaga kreme dökülerek sunulur.
Afiyet olsun:)

18 Ekim 2010 Pazartesi

Elmali Pasta...




Herkese kucak dolusu merhaba...

Cok uzun süre ara vermek zorunda kaldim. Önceki yazimda da yazdigim gibi yeni okul islerim falan pek fazla vakit bulamiyorum acikcasi. Ama gecenlerde cabucak yaptigim pizza ve sevgili esimin büyük bir hevesle yaptigi elmali pastayi yazmak icin cok heveslendim, iki ara bi dere yazdim bende biseyler:)
Ayni tempo gene basladi erkenden kalk, kizimi yuvaya, kendimide üniversiteye attiktan sonra nasil aksam oldugunu anlamadan evde buluyorum kendimi. Ev nasil cikmissak aynen öyle! Nereden baslasam diye düsünmeye kalmadan isin icindeyim, hizlidan bir toparladiktan sonra yemek telasi artik en cabuk ne oluyorsa. Sofra toplansin kizim uykuya hazirlansin ve ertesi güne biseyler hazirlansin lar bittikten sonra ben de bitiyorum aslinda. Ama genede tatli tatli telaslar Allahim saglik versin gerisi halloluyor.



Elmali pasta

Malzemeler:

  • 125gr yumusamis tereyagi
  • 125gr seker
  • 1 paket vanilya
  • 1 limon kabugu rendesi
  • 3 yumurta
  • 200gr un
  • 2 tatli kasigi kabartma tozu
  • 3 yemek kasigi süt
  • 600 gr elma
  • üzerine istenirse biraz recel
Yapilisi:

Tereyagi, seker ve vanilya sekeri karistirilir. Daha sonra limon kabugueklenip biraz daha karistirilir. Yumurtalar tek tek ilave edilerek cirpilir ve süt de eklenir. Un ve kabartma tozu ayri bir kapta karistirilip eklenir. 26cm capindaki kaliba hamur karisimi dökülür. Elmalar dilimlenip sik bir sekilde dizilir. 45 dakika 180 derecede pisirilir. Üzerine kayisi, erik veya ayva receli biraz su ile karistirilip isitildiktan sonra dökülür. Ben erik receli yapmistim. Tabi recelsizde cok güzel.
Afiyet olsun:)
Diger bir sunum sekli olarakta pudra sekeri ile sunumu öneririm.

5 Ekim 2010 Salı

Tatil biti ve Sebzeli Krep...


Güzel ülkemin günesine, sicagina doyamadan geldik. Tadi her seferinde damagimizda kalacak sekilde gecen bir tatilin daha sonuydu...Allah yenilerini nasip etsin:) Aslinda geleli cok oldu ama islerimi düzene sokup bilgisayarin basina oturmam uzun sürdü. Tabi bir de tatilden geldikten sonra nedense ev savas yerine dönüyor, sizde de öyle oluyormu bilmem ama hala toparlanamadim dersem yeridir. Eee gittigimiz yer 35 derece burasida 10 derece olunca gelir gelmez yazliklarin hepsini yika ütüle kaldir ve bu arada ütümde bozulunca... Yatak odasinin bir kösesi camasir dagiydi düne kadar:) Dedigim gibi burasi tam kis, geldigimden beri cok üsüyorum. Kendi kendime hayir daha cok erken daha kalorifer yakmak istemiyorum, manto giymek istemiyorum diye inat ettiysemde nafile. Bu arada tekrar bir okullu olma telasindayim ve okulumda haftaya baslicak bakalim hayirlisi.

Bu tarifim size daha öncede bahsettigim diet kitabindan. Tatilden geldigimden beri tekrar basladim dikkat etmeye bakalim hedefime ulasabilecekmiyim. Aslinda bu pekde diet gibi degil hem cok cesitli yemekler yiyorum, hem cok yiyorum ve aslinda cok da egleniyorum:)
Birazda saglikli yiyelim diyorum ve hemen yazmaya basliyorum.



Sebzeli Krep

Malzemeler:(1 kisilik)

  • 20gr un
  • 1 yumurta
  • 75ml su
  • tuz, karabiber
ici icin:
  • 1 taze sogan
  • 50 gr mantar
  • 1 havuc
  • 1/2 kirmizi biber
  • 1 dis sarimsak
  • 100 gr soya filizi
  • 1 tatli kasigi soya sosu
  • 1 tatli kasigi sivi yag
Yapilisi:

Un, yumurta, su, tuz ve karabiberi karistirarak hazirladigimiz hamuru 10 dakika dinlendirelim. Bu arada sogan, mantar ve havuc kücük kücük kesilir. Kirmizi biber ve sarimsakta minik minik dogranir. Tavaya yagsiz bir sekilde sebzeler atilir ve üzerine soya filizide eklenerek biraz kizartilir. Sonra biraz su dökülüp kaynadiktan sonra soya sosu da eklenir. Karabiber ve acili baharatlarla tatlandirilir. Beklettigimiz krep haurundan ise bir veya iki adet krep yapilir ve icine sebze karisimi koyularak servis yapilir.

Afiyet olsun.

Sevgiler...


7 Eylül 2010 Salı

Etimek Tatlisi ve cikolatali mousse...


Hayirlisiyla Ramazan ayini bitmesine bir gün kaldi. Sonra kizimin adi olan Sevval ayi geliyor. Allahim yenilerini nasip etsin insallah. Bayramin ikinci günü Türkiye yolcusu oldugum icin tariflerimi simdi yayinlayayim dedim. Hepinize simdiden iyi bayramlar.
Oruclu iken markete gitmek gercekten de cok tehlikeli. Gecende esimle bir iki bisey lazim oldugu icin tam iftardan bir saat önce girmek zorunda kaldik. Allahim kimseyi ac birakmasin yani halimiz cok komikti. Marketin hic girmedigimiz köselerini yavas yavas inceleye inceleye müze gibi gezmeye basladik. En sonunda alisveris sepetimiz iyice agirlasinca farkettik ki cok abartmisiz:) Neyse ki son anda farkettik. Iste o sirada uzun zamandir pek ugramadigim hazir tatlilar bölümündeydik ve esim eline bir paket cikolatali mousse tatlisini almis, `Seda bugün böyle bol cikolatali bisey yapsak mi ?`bana soruyor. Bu tatliyi hic denememistim. Ama internetteki sevgili blogcu arkadaslarimda daha iyisini bulacagimi tahmin ederek almak istemedim. Ve ertesi gün kendimizin daha güzelini yapacagimiza ikna ederek esimede biraktirdim. Gercektende öyle oldu bircok tarif buldum ama Cafe Fernandonunkini denemeye karar verdim. Cok lezzetli oldu. Cok yogun bir cikolata tadiyla birlikte gayet havali olusu ayri bir lezzet katmisti. Cirpma islerinde biraz yoruldugum icin esimden yardim istedim ve birlikte tam istedigimiz gibi bir tatli ortaya cikardik. Yemege doyamazsiniz gercekten mutlaka denemenizi tavsiye ederim.




Diger bir tatli ise taaa üniversite yillarimda arkadaslarimin benden sürekli isteyip ve benimde kiramayip zevkle yaptigim bir tatli olan etimek tatlisi. Cogunuzun bildigi bu tatliyi kendi usulümce yaziyorum.





Etimek Tatlisi

Malzemeler:

En alti icin gerekli olan malzemeler
  • 12 adet etimek
  • 1 su bardagi seker
  • 1,5 su bardagi su
Ortasi icin gerekli olan malzemeler
  • 3 su bardagi süt
  • 1 cay bardagi nisasta
  • 2-3 kasik toz seker(istege göre artirilabilir)
  • 1 kasik tereyagi (istege göre ben bazen koyuyorum bazen koymuyorum)
En üstü icin ise,
  • 1 paket (200 ml) krema
  • 1 paket krema sertlestirici
  • 1 paket vanilya sekeri
  • yada sadece bir paket krem santide kullanabilirsiniz
  • üzerine serpmek icin ise 1 su bardagi rendelenmis hindistan cevizini tavada yagsiz rengi hafif kahverengi olana kadar kavurun ve soguyunca üzerine dökün.




Afiyet olsun...

5 Eylül 2010 Pazar

Kadir Gecesi


Ramazanin son günlerini yasarken bu özel günün hepimiz icin mübarek olmasini diliyorum. Allahim dualarimizi kabul etsin ve dünyamiza hayirli dirlik düzen nasip etsin insallah. Bol bol dua edip ibadet edebilmemiz dilegi ile... Sevgiler...

27 Ağustos 2010 Cuma

KIzarmis yumurtali ekmekler ve su muhallebisi



Sevgili cake life (behiye den) aldigim bir tarif ile su muhallebisini denedim ve cok hosuma gitti. Ilk defa yedigim bu muhallebinin tarifi icin buraya. Denemenizi tavsiye ederim tabii gül suyunu sevenlere yoksa pek bir farki olmaz herhalde normal muhallebiden.








Kizarmis yumurtali ekmekler ise hem sahur icin hemde kahvaltilarimiz icin bir alternatif olabilir.
Yapimi cok kolay olan ekmekler icin ;
Arzu edilen ölcüye göre-yumurta, kasar peyniri, tuz, karabiber, kirmizi biber ve ekmek lazim.
Yumurtalar bir catal ile cirpilir daha sonra peynir ve baharatlar karistirilir. En son yumurtalarin üzerine sürerek firina verilir. Üzerleri kizarip peynir eridikten sonra firindan cikarilip afiyetle yenir...



26 Ağustos 2010 Perşembe

Börülce salatasi ve karemel seftalili krema kup



Aman havalar sicak, aman günler uzun derken ramazani yariladik cok sükür. Her ne olursa olsun benim icin ayri bir tadi var Ramazan ayinin. Belkide en cok bu ayda birseyler yapmaya calisiyoruz ve en cok bu ayda hissediyoruz. Orucu, zekati, iftar davetleri, aksamki iftar programlari, sahur programlari hepsi bizi biraz daha düsünmeye zorluyor ve bir nebze olsun kalbimiz temizleniyor.
Biz evde esimle kararlastirdigimiz gibi bu sene (davetler haric) cok az yedik. Zaten saatin gec olmasindan dolayi davet olayida bu sene cok az oldu. Mesela dünki yemegimizde börülce salatasi ve kirmizi fasülye corbasi vardi. Tatli olarakta sevgili devletsahin yemekname dergisinin bu ayki sayisindan karemel seftalili krema kup yaptim deneyin cok lezzetliydi.Tarfi icin sizi oraya yönlendiriyorum:)




Börülce salatasi icin:

Börülceleri tuzlu suda hasladim. Ayri bir tavada da 3-4 domates ve bir dis sarimsagi bir tatli kasigi sivi yag ile birlikte kisik ateste pisirdim. börülceler yumusadiktan sonra salata tabagina alip biraz limon sikip üzerinede domatesli sosu dösedikten sonra tamam. Cok hafif ve yiyimli. Ben co az yag kullandim biliyorsunuz artik cok dikkat ediyorum yag oranina özel bir durum olmadigi sürece:) Hepinize afiyet olsun Yaparsaniz yorumlarinizi bekliyorum.

19 Ağustos 2010 Perşembe

Ramazan Tatlisi Güllac



Tekrar hayirli Ramazanlar...Aslinda Ramazan boyunca her gün bir menü yazilacakti, tarifleri olmasada fikir verme acisindan en azindan bu yapilacakti...
Menüyü bosver kac gündür normal yazi bile yazmaya vaktim olmadi. Bu sene Ramazan nasil geciyor anlamiyorum. Sabah evi toparla alis veris falan, ögleden sonra kizimla oyna parka git, aksam eve gel minigimi yatir ve yemek hazirliklari baslasin. Bu hafta boyunca birde okula kayit islerim falan araya girince hic bir sey yapamadim sanki. Bu arada sadece iki kere misafir alabildim, aslinda daha cok planlamistim:) Evdeki hesap carsiya uymadi yani.
Bu sene 15-16saat aclik biraz yordu desem yalan olmaz. Ama veriyor sabrini, cok sükür sagligimiz yerindeyken tutalim bari dimi.
Ramazan tatlisi dedim güllac icin ama Ramazan ayi disinda da ara ara yaptigim bir tatlidir benim. Taa Osmanli mutfagindan günümüze kadar gelmis lezzetli ve hafif bir tatli. Bol fistikli veya cevizli, narli harika bir tat uyumu, görünümü de cabasi:) Hazir yeni yeni nar da cikmisken güllacla birlikte tadinada bakmis olduk.






Malzemeler:
  • Bir paket güllac (ben bu sene yeni gördügüm ücgen seklinde kesilmis olanindan aldim ilk defa)
  • süt
  • seker
  • Antep fistigi, nar, ceviz...
  • yarim cay bardagi gül suyu (isterseniz)







Yapilisi:

Güllac paketteki tarifte belirtilen süt ve sekerin isitilip islatilmasi ve üzerinede gül suyu dökülmesi ile hazirlanir. Arada bir kata ister ceviz ister antep fistigi dökülür ve son olarak da en üstü nar ve fistikla süslenir.
Ben bu sefer ücgen seklinde olanlardan aldim dedim ya sigara böregi gibi sarmalik yani. Icine antep fistigi koyup sardim ve yaninda da nar ile ikram ettim. Benim aldigim pakette güllaclar pek bi parcalanmisti. Bu yüzden bende arasindan saglamlarini sadee sardik digerlerini tepsiye dizdim. Alirken dikkatli olmanizi tavsiye ederim.
Afiyet olsun.